Akpınar, yıllardır süregelen siyasal alışkanlıkların demokratik yapıyı dar bir çerçeveye hapsettiğini belirterek, bunun siyasal üretkenliği azalttığını ve Meclis’in toplumsal beklentilere cevap verme kapasitesini sınırladığını ifade etti.
Siyasetin zamanla bir “meslek” haline dönüştüğünü vurgulayan Akpınar, bu durumun yenilikçi düşüncenin, çağın gerekliliklerine uygun politika üretiminin ve liyakat temelli temsil anlayışının geri planda kalmasına neden olduğunu söyledi. Gelinen noktada yeni bir siyasal anlayışın inşa edilmesinin zorunlu hale geldiğini kaydetti.
Akpınar, KKTC’nin ezberleri tekrar eden değil, çözüm üreten; statükoyu korumaya odaklanmayan, dönüşümü yönetebilen ve siyaseti kişisel alan olarak değil toplumsal sorumluluk olarak gören bir anlayışa ihtiyaç duyduğunu dile getirdi.
Açıklamasında gençlere ve iş dünyasına da çağrıda bulunan Akpınar, eğitimli, donanımlı, uluslararası vizyona sahip, üretim ve istihdam odaklı bireylerin siyasetin merkezinde yer alması gerektiğini belirtti. Girişimciler, profesyoneller ve genç kuşağın siyasete katılımının önemine dikkat çekti.
KKTC’nin geleceğinin geçmişin alışkanlıklarıyla şekillenemeyeceğini ifade eden Akpınar, yeni dönemin cesur ve vizyoner bir kuşağın öncülüğünde inşa edileceğini söyledi.
Açıklamasını “Artık mesele sadece eleştirmek değil; yeniden tanımlamak, yeniden inşa etmek ve birlikte yükseltmektir” sözleriyle tamamlayan Akpınar, siyasetin toplumun gerisinde değil önünde olması gerektiğini vurguladı.
Akpınar, “Bugün KKTC siyaseti için bir uyanış çağrısıdır. Yeni bir vizyonun kapısını aralama günüdür” ifadelerini kullandı.



