Gökçebel: Ya istifa edecekler ya da bu halkın iradesine evet diyecekler

KTOEÖS Genel Sekreteri Tahir Gökçebel, eylem alanında yaptığı açıklamada, günlerdir üyeler ve halkın teyakkuz halinde olduğunu belirtti. Gökçebel, halkın iradesinin gasp edilmesine karşı dirençlerini sürdürdüklerini ifade etti.

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Hükümetin hayat pahalılığı ödeneğine ilişkin yasa girişimiyle başlayan toplumsal gerilim tırmanarak devam ediyor. Meclis çevresinde toplanan eylemciler ile polis arasında zaman zaman gerginlik yaşanırken, eylem alanında açıklamada bulunan KTOEÖS Genel Sekreteri Tahir Gökçebel, “Hükümetin beyin ölümü de vücut ölümü de gerçekleşti” ifadelerini kullandı.

Sendika yetkilileri olarak kaosun büyümemesi için ilk günden itibaren uzlaşı adımları attıklarını söyleyen Gökçebel, hükümetin ve ortaklarının halkın taleplerini görmezden geldiğini vurguladı. Halkın karşılık beklemeden ortaya koyduğu iradenin açık olduğunu belirten Gökçebel, taleplerini bakanlara, Başbakan’a ve Cumhurbaşkanı aracılığıyla yeniden ilettiklerini dile getirdi.

“YA İSTİFA EDECEKLER YA DA BU HALKIN İRADESİNE EVET DİYECEKLER”

Ayrıca, gece saat 00.00’a kadar beklemelerinin gerekçesini açıklayarak, “Gizlice kararname geçiren anlayışa belki bir uzlaşı sağlanır diye bekledik. Ancak bizi saat 00.00’a kadar beklettiler” ifadelerini kullandı.

Bugün gelinen noktada geri dönüş olmadığını belirten Gökçebel, “Bize soracağınız hiçbir şey kalmadı, cevap artık onlarda. Ya istifa edecekler ya da bu halkın iradesine evet diyecekler. Buradan dönüş yoktur” diyerek kararlılık mesajı verdi.

Sosyal medya üzerinden de hükümete tepki gösteren Gökçebel, paylaşımında şunları yazdı:

GİDECEKSİNİZ: ÖNCE İSTİFA EDECEK SONRA HESAP VERECEKSİNİZ.

Talimat aldığınız, uşaklığını yaptığınız, zihniyetine büründüğünüz ustanız da sizi kurtaramayacak. Kuklalar; hala daha düzenleme, sürdürülebilir, öngörülebilir, ben çok iyi kriz sanatçısıyım diyor. Halkı, emekçileri keriz sanıyor. Sülük gibi halkın boğazına yapıştınız, kamu kaynaklarına çöktünüz, semirdikçe daha nankör, daha narsist, daha ukala, daha fırsatçı, menfaatçi oldunuz… yeter be artık düşün yakamızdan. İstifa edin, susun…”