Gürdeniz: Beşparmaklardaki bayrak inerse Ankara rahat uyuyamaz”

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, NATO Zirvesi öncesinde Türkiye’yi ilgilendiren kritik gelişmelerin peş peşe gündeme getirildiğini belirterek, Kıbrıs konusunda federasyon eksenli yeni bir formülün yeniden tartışılmasının ciddi riskler barındırdığını savundu.

“GELİŞMELERİ RUM BASININDAN ÖĞRENİYORUZ”

Gürdeniz, son dönemde Türkiye’yi ilgilendiren birçok kritik gelişmenin Ankara yerine Atina ve Lefkoşa basınında yer aldığını öne sürdü.

Rum basınında yer alan haberlere göre BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in, Crans Montana sürecinin ardından yeni bir çözüm modeli üzerinde çalıştıklarının iddia edildiğini hatırlatan Gürdeniz, bu gelişmelerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini ifade etti.

“MASADAKİ İDDİALAR ENDİŞE VERİCİ”

Rum basınında yer alan iddiaların doğru olması halinde Maraş, Güzelyurt ve Mesarya’nın bir bölümünün devri, Türk askerinin zaman içerisinde adadan çekilmesi, Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünün zayıflatılması ile adanın NATO şemsiyesi altında yeniden yapılandırılması gibi başlıkların gündeme gelebileceğini ileri süren Gürdeniz, bu senaryoların kabul edilemez olduğunu savundu.

“KKTC, TÜRKİYE’NİN STRATEJİK DERİNLİĞİDİR”

KKTC’nin yalnızca bir ada parçası olmadığını vurgulayan Gürdeniz, Kuzey Kıbrıs’ın Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki güvenlik kuşağı ve stratejik derinliği olduğunu belirtti.

Gürdeniz, KKTC’nin zayıflatılması veya Türk askerinin adadan çekilmesine yol açacak herhangi bir girişimin müzakere konusu dahi olmaması gerektiğini ifade ederek, “KKTC, Mavi Vatan’ın ayrılmaz bir parçasıdır” değerlendirmesinde bulundu.

“BEŞPARMAK’TAKİ BAYRAK İNERSE ANKARA RAHAT UYUYAMAZ”

Açıklamasının sonunda yaklaşan NATO Zirvesi’ne de değinen Gürdeniz, Türkiye’nin olası diplomatik süreçlerde dikkatli hareket etmesi gerektiğini savundu.

Gürdeniz, “Beşparmak Dağları’ndan KKTC ve Türk bayrakları indiğinde Ankara’da kimse rahat uyuyamaz” ifadelerini kullanarak, merhum Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın “Türkiye’m diyorum, özgürlük diyorum, bağımsızlık diyorum, devletim diyorum” sözlerini hatırlattı.