Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda Teberrüken Uluçay’a yanıt verirken, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Fransa arasındaki yakınlaşmanın Kıbrıs meselesinde yeni ve tehlikeli bir aşamadaya işaretlendiğini söyledi.
Hasipoğlu, Rum lideri Nikos Hristodulidis’in müzakere masasına “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin başkanı” olarak oturacağını söylemesinin çok önemli olduğunu belirterek, “Sayın Cumhurbaşkanı Erhürman da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin cumhurbaşkanı olarak oturacak mı?” diye sordu. Hasipoğlu, Rum-Fransız yakınlaşmasının sıradan bir savunma iş birliği olmadığını, bunun için Doğu Akdeniz’deki dengelerin ayakta durduğu bir köy olduğunu savundu.
Rum tarafının Avrupa Birliği, Fransa, Yunanistan, İsrail ve ABD ile yaptığı ilişkiler üzerinden Kıbrıs sorunu artık sadece iki toplumlu bir konunun ortaya çıkmaya başladığını söyledi. “Cumhurbaşkanı Erhürman, Avrupa Birliği önerileriyle de görüşemedi” Hasipoğlu, CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman’ın federasyon tezini öne çıkararak Avrupa’yla daha farklı ilişkilerin kurabileceğini söylediğini ancak şu ana kadar Avrupa Birliği üyeleriyle herhangi bir görüşme gerçekleştiremediğini öne sürdü.
Avrupa Birliği temsilcilerinin Güney Kıbrıs’a kadar KKTC Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanı ile görüşmediğini vurguladı. “Rum-Fransız yakınlaşması, Kıbrıs’ta oyun düzenleyen bir hamledir” Hasipoğlu’na göre Fransa’nın Güney Kıbrıs’ta hukuki ve mülkiyeti kazanır, garanti anlaşmalarının fiilen aşındırılmasına dönen bir süreç anlamı taşır. Rum yönetiminin Türkiye’nin adadaki bağlantı hatası hedefiyle hareket edeceği uzun ömürlü Hasipoğlu, bunun dışında saklanmasını ifade etti. “Rum lideri ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’nin başkanı olarak oturacağım’ diyorsa Erhürman da KKTC Cumhurbaşkanı olarak oturacak mı?”
Hasipoğlu, Hristodulidis’in son açıklamasının BM’nin bakış açısından da kritik olduğunu söyledi. Rum lideri artık genel olarak dünya lideri olarak değil, “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin başkanı” olarak oturacağını ilan edeceğini söyleyen Hasipoğlu, bu durumda Türk tarafının da kendi egemen fikirlerini açık biçimde ortaya koyması gerektiğini savundu.
“BM kopyaladığınız çerçevenin artık bir anlamı kalmamıştır”
Ana muhalefete de seslenen Hasipoğlu, mevcut gelişmelerdeki federasyon ve BM dışında eksenli siyasetin artık karşılık bulmadığını ileri sürdü. Rum tarafının anlaşmaları ve takımülleri kendi kendini ayakta tutmakta zorlandığını söyleyen Hasipoğlu, Türk tarafının egemen özgürlüklerinin ve eşit uluslararası statü tezinde ısrarcı olduğunu vurguladı.
“Fransa’nın gücü, Türkiye’nin etkin ve fiili garantisini gerçekleştirilemez”
Hasipoğlu, Rum tarafının Avrupa Birliği ve Fransa’ya dayanılarak tehlikeli bir hatta genişliğini ancak bunun için Türkiye’nin caydırıcı gücünün ortadan kaldırılamayacağını söyledi. Kıbrıs meselesinin artık eski Kıbrıs meselesini değiştirmediğini belirten Hasipoğlu, son gelişmelerin hem hukuki hem de siyasi olarak yeniden değerlendirilmesi durumunu ifade etti.



