Kutlu Adalı, ölümünün 30’uncu yılında anıldı

Gazeteci-yazar Kutlu Adalı, suikast sonucu yaşamını yitirişinin 30'uncu yılında kabri başında düzenlenen törenle anıldı.

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu 6 Temmuz 1996’da hayatını kaybeden Gazeteci-Yazar Kutlu Adalı, ölümünün 30’uncu yıl dönümünde kabri başında düzenlenen törenle anıldı.
Kutlu Adalı Vakfı ve Yenidüzen Gazetesi tarafından düzenlenen anma törenine, Adalı ailesinin yanı sıra 2’nci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Ana Muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, CTP’li milletvekilleri, örgüt temsilcileri ve sevenleri katıldı.

Anma töreninde sırasıyla Kutlu Adalı’nın kızı İl Adalı, Yenidüzen Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Ertuğrul Senova, Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği (KTGB) Başkanı Ayşemden Akın, Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen) Örgütlenme Sekreteri Tümay Tuğyan, CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli ve 2’nci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat konuştu.

Tören, katılımcıların Kutlu Adalı’nın mezarına çiçek bırakmasıyla son buldu.

MEHMET ALİ TALAT: KORKUNÇ BİR GECEYDİ

2’nci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat törende yaptığı konuşmada, Kutlu Adalı’nın öldürüldüğü geceyi hiç unutmadığını, ölüm haberini aldıktan sonra cinayetin gerçekleştiği yere giderek, durumu gözlemlediğini belirterek, “Korkunç bir geceydi, inanılacak gibi değildi.” dedi.

O dönemde CTP Başkanı olduğunu anımsatan Talat, cinayetin ortaya çıkarılabilmesi için çaba gösterdiklerini ancak cinayetin planlanma şekli nedeniyle bunun mümkün olmadığını söyledi. Talat, söz konusu olaydan sonra bu konuda ciddi herhangi bir adım atılmadığını da belirterek, benzer birçok vakada da aynı durumun yaşandığını ifade etti.

Kutlu Adalı cinayetinin basını korkutmak ve susturmak amacıyla yapıldığını da dile getiren Talat, fakat bunun başarılamadığını kaydetti. Basın ve fikrini söyleyen insanlar olarak geri durmayacaklarını belirten Talat, “Barış için, demokrasi için, şeffaflık için, bu tür cinayetlerin bir daha yaşanmaması için yaşananların faillerinin ortaya çıkarılabilmesi için kararlılığımızı tekrarlıyoruz.” dedi.

SILA USAR İNCİRLİ: HEM KUTLU ADALI HEM DE YAZDIĞI YAZILARI HATIRLIYORUZ

Ana Muhalefet CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli de 30 yıl önce yaşanan o geceyi hatırladığını ifade ederek, birçoğunun da hem o geceyi hem de Kutlu Adalı’nın yazdığı yazıları hatırladığını dile getirdi.

İncirli, Kutlu Adalı’nın üzeri örtülen suçların ortaya çıkarılabilmesi için yazdığını ve sorular sorduğunu belirterek, 6 Temmuz 1996 tarihinde de o sorular nedeniyle öldürüldüğünü söyledi.

“O soruların cevaplarında korkunç bir karanlık gizliydi.” diyen İncirli, o karanlıkların ortaya çıkarılmaması için sorular soran Adalı’nın katledildiğini söyledi.

İncirli, Kutlu Adalı’nın kızı İl Adalı’nın ve gazetecilerin “bu dosya kapatılmamalıdır” yönündeki açıklamalarının önemine işaret ederek, “Bu dosya kapalı kaldığı sürece, bu olayın failleri ortaya çıkmadığı sürece tam olarak bir adaletten söz etmek mümkün değil.” dedi.

Olay aydınlanmadığı sürece aile bireylerinin yasının ve acısının hafiflemeyeceğine dikkat çeken İncirli, “Kutlu Adalı’yı tanıyanlar, Kutlu Adalı ile birlikte yol yürüyenler, Kutlu Adalı ile birlikte çalışanların da acısı ve yası bitmez.” şeklinde konuştu.
İncirli, karanlığın değil aydınlığın hüküm süreceği, korkunun değil cesaretin olacağı bir ülke kurmak zorunda olduklarını söyleyerek, “Hepimiz gerçek anlamda demokratik, özgür, hesap veren ve şeffaf bir devlet için çalışıyoruz.” dedi.

İL ADALI: ZAMAN AŞIMI, HUKUKUN DEĞİL, SUÇUN ORTAĞIDIR

Kutlu Adalı’nın kızı İl Adalı da babasının 30’uncu ölüm yıl dönümünde yanlarında olanlara teşekkür ederek, “Yanımızda olmanız bizler için büyük anlam taşıyor. Bu dayanışma bize güç veriyor.” dedi.

Burada olmalarının nedeninin “unutmamak ve unutturmamak” olduğunu ifade eden İl Adalı, “Babamın anısı, bize doğruluğun ve özgürlüğün bedelini hatırlatıyor. Bizler, onun kaleminden dökülen cesareti yaşatmak için buradayız.” diye konuştu.

Adalı, adalet arayışlarının anlamsız ve boş görünebildiğini de belirterek, adalet yerini bulana dek mücadelelerinin süreceğini söyledi.

Konuşmasında yetkili mercilere bir kez daha seslenen Adalı, “Zaman aşımı, hukukun değil, suçun ortağıdır” dedi.

Adalı, zaman aşımının, hukukun bir kuralı olduğunu ancak vicdanın zaman aşımı olmadığını ifade etti.

“Burada bir ölü değil, bir toplumun belleği gömülü.” diyen Adalı, bu belleği zaman aşımıyla silmeye, yok etmeye kimsenin gücünün yetmeyeceğini kaydetti.

Adalı, mezarın bir yas yeri değil, bir adalet mevzisi olduğunu da işaret ederek, “Bu adalet mevziisinde, hiçbir zaman boş teselliler değil; her koşulda umudu yeşertecek sarsılmaz irademiz ve onurlu kararlılığımız kalacak.” dedi.

İl Adalı, konuşmasının sonunda annesinin babası için kaleme aldığı bir şiiri okudu.